baba ile soybağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
baba ile soybağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2023 Perşembe

ADIN KORUNMASI - SOYAD DEĞİŞTİRME

 Ad, Soy ad, Müstear

Ad;

Öz ad, soy ad, müstear olmak üzere çeşitli bölümlere ayrılır.

 Öz ad;

Ahmet, Mehmet gibi isimlerdir. Burada önemli olan öz ad koyma yetkisinin kime ait olduğu meselesidir.

-Öz ad koyma yetkisi anne ve babaya aittir. Hatta velayet kendilerinde olmasa dahi anne ve babanın çocuğa öz ad koyma yetkisi vardır.

-Anne ve baba ad koyma konusunda anlaşamamışlarsa hakime başvurabilirler.

Soy ad;

-Anayasa Mahkemesi 2004 yılında kadının, kocasının soyadını alma zorunluluğunu ortadan kaldırmış, kadın kendi soyadını da alabilecektir.

-Çocuklar ise babanın soyadını alır.

-Evlatlık küçük ise evlat edinenin eğer erginse alıp almama konusunda serbesttir.

-Buluntu çocuklara nüfus müdürü tarafından bir ad ve soy ad verilir.

-Atatürk soyadı tek başına isim ve soy isim olarak kullanılamaz.

-Kadın boşanmışsa kocasının soyadını kullanıyorsa kendi soyadına geri döner ancak kocasının soyadını kullanmakta menfaati varsa kocasının izni ile kullanabilir.

-Ad ve soyadın değiştirilmesinde eskiden Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararı gerekiyordu şimdi yapılmakta olan değişiklikle birlikte nüfus müdürlüğüne verilecek bir dilekçe ile mümkündür. Eğer baba soyadını değiştirmişse küçük çocuklarda kendi soyadını alır, erginler ise alıp almamakta serbesttir.

Müstear;

Bir sanatçının sanatını icra ederken kullandığı takma isimdir.

Örneğin; Cevat Şakir Kabaağaçlı eserlerinde Halikarnas Balıkçısı adıyla yazıyor. Neşat Ertaş’ın Garip mahlasını kullandığı gibi, edebiyatta buna mahlas denir.

Adın korunması;

-Adına tecavüz edildiğini düşünen, adının haksız yere kullanıldığını düşünen kişi mahkemeye başvurarak adının kullanılmasını engelleyebilir.

 

NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE

DAVACI                   :

VEKİLİ                     :

DAVALI                   : Nüfus İdaresi Müdürlüğü

D. KONUSU             : Nüfus kaydında soyad değiştirilmesi talebi.

AÇIKLAMALAR    :

1-)  Müvekkil … ili … İlçesi, … Mahallesi/köyü … Cilt No, … Aile sıra no, … sıra noda nüfusa kayıtlı bulunmaktadır.

2-) …’un annesi … ile babası … …, … 2. Aile Mahkemesinin …Esas, … Karar ve … tarihli kararıyla boşanmışlardır. İş bu karar gereği müşterek çocuk …’un velayeti anne …’a verilmiştir. … boşanmadan sonra kocasının soyadını kullanmak istemediğinden eski soyadı olan … soyadını almıştır.

3-) … yılından bu yana annesi ile yaşayan … babasının soyadını kullanmaktan dolayı sorunlar yaşamaktadır. …’un eğitimi ve diğer tüm resmi işleri ile anne … ilgilendiği için sürekli olarak sıkıntılar yaşanmaktadır. …’un annesi ile farklı soyadını taşıması ayrıca sosyal hayatına da etki etmektedir. Her zaman çevresinde bu durumu açıklamak zorunda kalmakta ve bu durum kendisini ziyadesi ile rahatsız etmektedir. Ayrıca psikolojisini de olumsuz yönde etkilemektedir. …’un babası … yılından bu yana kızı ile ilgilenmemektedir ve ayrı şehirlerde yaşamaktadırlar. Müşterek çocuğun tüm sorumluluğu anne … üzerindedir.

4-)  2525 sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen; evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babanın seçtiği veya seçeceği soyadını alacağı emredici kuralı, Anayasa Mahkemesinin 2010/119 Esas, 2011/165 Karar ve 08.12.2011 Tarihli kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa mahkemesinin bu kararına göre; 21.6.1934 günlü, 2525 sayılı Soyadı Kanunu’nun 4. maddesinin ikinci fıkrasının “Evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği adı alır.” biçimindeki birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE karar verilmiştir. (EK-1)

5-) Yukarıda belirttiğim nedenlerle …’un soyadının Annesi’nin soyadı olan “…” olarak değiştirilmesi için bu davayı açmak zorunluluğum doğmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER       : Medeni Kanun, Nüfus Kanunu, 2525 sayılı Kanun ve Sair Mevzuat.

DELİLLER                          :

1-) Nüfus Kaydı,

2-) Tanık Beyanları

3-) Anayasa Mahkemesi Kararı

4-) …. Aile Mah. … Esas, … Karar sayılı dosya ve her türlü yasal delil.

İSTEM SONUCU             : Açıklanan nedenlerle, …’un soyadının Annesi’nin soyadı olan “…” olarak değiştirilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.

BOŞANMA



Boşanma davası Aile Mahkemesinde açılır görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise ya eşlerden birinin bulunduğu yer mahkemesi veya eşlerin son 6 ay bir arada bulundukları yer mahkemesi yetkilidir.

Boşanma konusunda hakim sözlü ve yazılı yargılama usulünü uygulayabilir ve boşanma kararı için boşanma kararı kesinleşmedikçe hüküm ve sonuç doğurmaz. Hakim boşanma davasında talep edilmese dahi ayrılığa karar verebilir ancak ayrılık talep edilmişse boşanmaya karar veremez.

Boşanma sebepleri;

a) Genel boşanma sebepleri;

• Evlilik birliğinin temelinden sarsılması(bu hakimin takdirine bırakılmıştır çünkü bir aile için evlilik birliğini temelinden sarsan sebep bir başka aile için evlilik birliğini temelinden sarsmaz diye. Eski adı şiddetli geçimsizlikti.)

• Evlilik birliğinin yeniden kurulamaması (eşlerden birinin açtığı boşanma davasının kabul edilebilmesi için bu eşin boşanmada daha çok kusurlu olmaması lazım, daha çok kusurlu olan eş boşanma davası açılmışsa bu dava reddedilir ve aynı sebebe dayalı olarak bu iş 3 yıl boyunca boşanma davası açamaz, bu üç yıllık süre içinde eşler tekrar bir araya gelememişlerse eş sırf bu sebebe dayalı olarak boşanma davası açar.

• Anlaşmalı boşanma (anlaşmalı boşanma durumunda evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilir. Anlaşmalı boşanmanın geçerli olabilmesi için evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması lazım, eşlerin evlenmenin bütün koşullarında, bütün sonuçlarında velayet gibi, tazminat gibi, nafaka gibi, mal rejimi gibi, malların paylaşılması gibi her türlü konuda anlaşmış olmaları ve eşlerin son duruşmada bir arada bulunmaları şarttır.)

b) Özel boşanma sebepleri;

Zina (zina her ne kadar suç olmasa da bir boşanma sebebidir. Eşlerden birinin zina sebebiyle boşanma davası açabilmesi için bir takım şartlara ihtiyaç vardır. Diğer eşin evlilik birliği dışında başka karşı cinsle cinsel ilişkiye girmesi. Eğer kendi cinsiyle ilişkiye girmişse burada haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma davası söz konusu olacaktır. Bir diğer şart ise eşin zinayı affetmemiş olması, örneğin; eş zinayı duyunca babasının evine gitti ama geri dönmüşse bu zımni af sayılır, af açık bir şekilde de olabilir. Bir de boşanma davasının zinayı yı öğrendiği tarihten 6 ay ve her halükarda zinanın yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl İçinde açılması lazım, zinanın affedilmesi sadece o olaya ilişkindir bundan sonra sürekli izin belgesi değildir.)

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (suçtan kasıt kasti olmak şartıyla 1 yıl ve daha uzun süreli hapis cezası gerektiren suçtur, haysiyetsiz hayat sürüyorsa taraflardan biri mesela kadın konsomatrislik yapıyorsa, adam beyaz kadın tüccarlığı yapıyorsa vs haysiyetsiz hayat sürme kabul edilir.)

Cana kast etme ve kötü davranışlar

• Terk (eşlerden birinin terk sebebiyle boşanma davası açabilmesi için diğer eşim evi terkte haklı sebebinin olmaması lazım eğer haklı sebep varsa bu sebeple terk davası açamaz hatta terk sebebiyle boşanma davası açma hakkı evi haklı yere terk eden eşte olur. Örneğin kadın her gün dayak yiyorsa evi terk etmesi halinde koca terk sebebiyle boşanma davası açamaz hatta evi koca terk etmiş sayılır. Terk edilen eş terk olayının üzerinden 4 ay geçmesinden sonra noterden veya mahkemeden terk ihtarnamesi çekip eve dön çağrısı yapılır eskiden bu ihtar mahkemeden yapılırken şimdi ise noterden de yapılabilir.

Terk ihtarnamesinin çerisinde bir eve dönüş çağrısı olacak, anahtarın nerede olacağı belirtilecek, dönüş masrafları karşı tarafa mutlaka tevdi edilmek zorunda olacaktır. Bu ihtarname çekildikten sonra 2 ay daha beklenir 2 ay içinde de eş eve dönmezse sırf bu sebebe dayalı olarak terk sebebiyle boşanma davası açılabilir. Sonuç itibarıyla terk süresinin 6 ay devam etmesi gerekir.)

Akıl hastalığı (burada akıl hastalığının mutlaka evlilik birliğinden sonra meydana gelmesi lazım ve akıl hastalığı sebebiyle şifa bulunamayacağının da mutlaka doktor raporuyla kanıtlanması gerekir.)

Boşanmanın Sonuçları;

Malların paylaşılması (edinilmiş mal rejimine tabii ise evlilik birliği içinde edinilmiş malların sahibi diğerine bedeli öder.)

Velayet (çocukların velayetinin kime verileceği öder.)

Tazminat (burada tazminat maddi ve manevi olmak üzere iki kısımda ele alınır. Tazminat için tazminat isteyecek eşin boşanmada en azından daha az kusurlu olması lazım yani ya daha az kusurlu ya da hiç kusurlu olmaması lazım yani eşit kusurda da tazminat istenemez.)

Nafaka (üç tür nafakadan bahsedilir. Bunlardan birisi tedbir nafakasıdır.

Tedbir nafakası boşanma davasının açılmasıyla kesinleşmesi arasında çocukları yanlarında bulunduran veya fakirleşen eşe verilen nafakadır. Öyleyse bu nafakanın verilmesi için kusur aranmıyor çünkü henüz dava bitmemiş ne olduğu bilinmiyor. Eş hem çocukları yanında bulunduruyor hem de fakirleşmişse hem çocuklar için hem de kendisi için tedbir nafakası alabilir. Tedbir nafakasının sona erebilmesi için boşanma kararının kesinleşmesi yeterlidir. İkinci nafaka ise iştirak nafakasıdır.

İştirak nafakası boşanma kararı kesinleştikten sonra çocukların velayetini elinde bulunduran eşe çocuklar için verilen nafakadır. Bu nafaka için fakirleşme kıstası aranmaz, kusur kıstası da aranmaz, çocuk zaten kişinin çocuğu olduğuna göre giderlerine de katılmak zorundadır.

Üçüncü nafaka türü ise boşanma davasının kesinleşmesinden sonra eşe verilen yoksulluk nafakasıdır. Bu nafakada ise eşin hem fakirleşmesi aranır hem de daha çok kusurlu olmama aranır, tazminattan farklı olarak burada eşit kusur durumunda nafaka istenebilir, bir de yoksulluk lazım.

Yoksulluk nafakasının sona erme sebepleri ise;

• Eşlerden birinin ölmesi

• Nafaka alan tarafın zenginleşmesi

• Nafaka alan tarafın yeniden evlenmesi

bu nafakayı büsbütün ortadan kaldırır.

Not; Burada ki nafaka ile kişiler hukukunda ki bakım nafakası birbirinden farklıdır, bu nafaka eşe verilen nafakadır.

20 Aralık 2023 Çarşamba

SOYBAĞI

Bir soy bağı ya anneyle kurulur ya da babayla kurulur.

Anne ile soy bağı kurulması;

Anne ile soy bağı ya doğumla ya da evlat edinme ile kurulur.

Baba ile soy bağı kurulması;

- Baba ile soy bağı doğumla kurulabilir (bu konuda babalık karinesi vardır, babalık karinesinde evlilik birliği içinde doğan çocuk kocanındır ve evlilik birliği bittikten sonra 300 gün içinde doğan çocuk eski kocanındır. Burada eğer birinci karine ile ikinci karine çatışırsa yani evlilik birliği içinde doğan çocuğun kocanın olduğu karine üstün sayılır.)

- Baba ile soy bağının kurulmasında bir diğer durum ana ile evliliktir (çocuğun annesi ile evlenen her erkek baba olmaz, anayla evlenecek olan erkeğin mutlaka biyolojik baba olması lazım. Örneğin çocuk evlilik birliği dışında doğmuştur daha sonra anne ile baba evlenmişse çocuğun soy bağı babayla kurulmuş olur, üstelik çocuk doğduktan sonra anne ile baba evlenmiş dahi olsa soy bağı doğumla birlikte kurulmuş sayılır.)

- Tanıma (tanıma tek taraflı bir irade beyanıdır, tanımada bir kişi çocuğun babası olduğunu beyan eder öyleyse tanıma çocukla karşılıklı anlaşarak verilecek bir karar değildir, tanıma tek taraflı bir hukuki işlemdir. Tanıma üç şekilde olabilir;

• Noterden tanıma senediyle

• Nüfus müdürlüğüne beyan ile

• Vasiyetname ile olur

Tanıyan kişinin yakınları veya tanıyan kişi tanımada yanıldığını daha sonra iddia ederek tanımanın iptalini isteyebileceği gibi tanınan çocukta daha sonra soy bağının reddini isteyebilecektir.)

- Evlat edinme

- Babalık davası

Babalık davasında iddia; davalı erkeğin biyolojik baba olduğudur, burada davalı; baba olduğu iddia edilen erkektir. Davacı; çocuk veya anadır.

Çocuk 18 yaşını doldurduktan sonra bu davayı açabileceği gibi çocuğa bir kayyım da atanması suretiyle bu davayı açabilir.

Ana bu davayı açtığında tazminat ta isteyebilir. Burada ispat yükü; cinsel birlikteliğin mutlaka ana tarafından kanıtlanması gerekir.

Burada davalı erkek bir başkasının baba olduğunun daha yüksek ihtimal olduğunu iddia ederse ve bunu da ispat ederse ispat yükümlülüğü karşı tarafa düşer.

Soy bağının reddi;

Soy bağının reddin de iddia; baba olarak kabul edilen erkeğin biyolojik baba olmadığıdır. Davacı; baba olduğu iddia edilen kişi olabilir, çocuk olabilir veya Cumhuriyet Savcısı olabilir. Cumhuriyet savcısı bu davayı re sen açabileceği gibi bir başkasının talebiyle de açabilir.

Not; Bir çocuğun tanınması için mutlaka çocuğun bir başkasıyla soy bağının kurulmamış olması lazımdır. Eğer tanıyan kişi tanıdığı çocuğun bir başkasıyla soy bağı varsa öncelikle soy bağının reddini ister bunun için Cumhuriyet Savcılığına başvurur.

Soy bağının reddinde davalı; davacı baba ise çocuk ve anadır, eğer davacı çocuk ise baba olarak bilinen kişi ve anadır, eğer davacı Cumhuriyet savcısı ise davalı çocuk, baba ve anadır.

adana boşanma avukatı

adana ceza avukatı